Dictionary result

bêr

223 words found

Kurdish - Turkish

1
ber
1.en, ön, 2.döl, verim, mahsul, 3.meme, 4.taş.
2
bêr
kürek.
3
berafî
müzakere.
4
beraftin
müzakere etmek, görüşmek.
5
beragî
turfanda.
6
bêraman
fikirsiz.
7
beramber
karşılık, karşıt, mukabil.
8
beramberî
karşıtlık, misilleme.
9
beramberî hev
karşılıklı.
10
beran
koç.
11
beranek
baş parmak.
12
berarî
bağış, teberru.
13
berarî kirin
para yardımında bulunmak.
14
berate
leş.
15
berav
çamaşır yıkama günü su kenarı.
16
beravêtin
yavru düşürmek(hayvanlar için).
17
bêrawest
durmadan, fasılasız.
18
bêray
görüşü olmayan, kararsız.
19
beraz
domuz.
20
berba bûn
çarçur olmak.
21
berba kirin
harman savurmak, çarçur etmek.
22
berbang
fecir, seher, şafak, tan.
23
berbank
taraça, teras.
24
berbayî
boşuna.
25
berbaz
astsubay.
26
berbêj
olacakları önceden söyleyen kimse.
27
berbejn
boyuna takılan muska.
28
berber
1.berber. 2.hasım.
29
berberî
1.berberlik. 2.çekişme, düşmanlık.
30
berbes
mineral.
31
berbest
barikat, set, engel.
32
berbest bûn
engel olmak.
33
berbest kirin
engellemek.
34
berbijêr
aşağıya doğru.
35
berbir
taşçı.
36
berbîryar
karar öncesi.
37
berbisk
saç tokası.
38
berbûk
geline eşlik eden kadın(lar), nedime.
39
berçav
göz önünde.
40
berçavik
gözlük.
41
berçavkfiroş
gözlükçü.
42
berçek
silah altına alınmaya hazır kimse.
43
Bercîs
Jüpiter.
44
berçûn
çocuk düşürmek (insanlar için)
45
berd
taş.
46
ber dan
meme vermek.
47
berdan
1.bırakmak, boşamak. 2.salmak.
48
berdar
1.ongun, totem. 2.üretken, verimli.
49
berdarî
idam.
50
berdarî kirin
idam etmek.
51
berdêl
bedel, karşılık, trampa, mübadele, takas.
52
berdelan
taşlık arazi
53
berdêlî kirin
takas etmek.
54
berdest
hazır, el altında bulunan.
55
berdevk
sözcü.
56
berdil
sevgili, aziz.
57
berdilk
ön kahvaltı.
58
berdoş
berduş.
59
berdû
hasır bitkisi.
60
bere
cephe.
61
berê
önce.
62
bêrê
uygunsuz, yolsuz.
63
bere bere
giderek, tedricen, peyder pey.
64
berecot
dönüm.
65
beredayî
başıboş.
66
bêreng
renksiz.
67
bêrêtî
yolsuzluk.
68
bere vajî
çarpık.
69
berevan
1.müdafi, savunmacı, 2.rakip.
70
berevanî
1.savunma. 2.müsabaka, karşılaşma, rekabet, yarışma.
71
berevanî kirin
savunmak, rekabet etmek.
72
berêvar
ikindi, akşam üzeri.
73
bêrewişt
karaktersiz, ahlaksız, kötü karakterli.
74
bereyişk
mancınık.
75
bêrêzik
kuralsız.
76
berf
kar.
77
Berfanbar
Aralık ayı.
78
berf barîn
kar yağmak.
79
berf dahatin
kar yağmak.
80
berfende
çığ.
81
berfîn
1.karlı. 2.kardelen çiçeği.
82
berfireh
engin, bol, geniş.
83
berg
1.cilt, kitap kapağı. 2.takı, süs.
84
bergeh
görünüm, görünüş, ufuk, panorama.
85
berger
yalvaran.
86
bergerîn
tapınmak, yalvarmak, yakarmak.
87
bergew kirin
tıkamak.
88
bergiftek
şenlik.
89
bergîn
ciltli.
90
bergir
döl veren, bol mahsullü.
91
bergîr
beygir.
92
bergirî
savunma, önleme, tedbir.
93
bergirtin
kadınların dışında bütün dişilerin gebe kalması, bitkilerin meyve tutması.
94
bergkar
ciltçi.
95
berg kirin
ciltlemek.
96
bergorn
ölü hayrına verilen sadaka, yemek vs.
97
berguhk
kulaklık.
98
berhelist
tökezlemek.
99
berhem
eser, ürün.
100
berhemîn
büyütme sıfatı.
101
berhevdan
1.kıyas, kıyaslama, mukayese. 2.kıyaslamak, mukayese etmek.
102
berhevkirî
derleme, toplama, devşirme.
103
berhev kirin
derlemek, toplamak, devşirmek.
104
berhewa
imha.
105
berhewa bûn
imha olmak.
106
berhewa kirin
imha etmek.
107
berhewok
antoloji.
108
ber hilanîn
ürün almak.
109
berî
1.ön, ön taraf. 2.önce. 3.bozkır, dümdüz ve engebesiz ova. 4.masum.
110
bêrî
1.özlem, hasret. 2.koyunların sağıldığı yer.
111
berîdan
önünü çevirmek, yöneltmek, tevcih etmek.
112
beridîn
gövermek, yeşerip gürleşmek.
113
berî her tiştî
her şeyden önce.
114
berik
gülle, mermi.
115
berîk
cep.
116
bêrik
kürek kemiği.
117
bêrî kirin
özlemek.
118
berî nîvro
öğleden önce.
119
beris
hesap.
120
berisandin
hesaplamak, hesaba katmak.
121
berisger
muhasebeci.
122
berisîn
hesaplanmak, hesaba katılınmak.
123
berist
yüksek makam sahibi.
124
bêrîvan
koyun sağmaya giden kız.
125
berî zayînê
milattan önce.
126
berjen
istinat direğî.
127
berjêr
aşağı doğru.
128
berjewendî
çıkar, menfaat.
129
berjewendperêz
çıkarcı.
130
berjor
yukarı doğru.
131
berk
sağlam.
132
berkandin
sağlamlaşmak.
133
berkanî
sapan.
134
berkaş
rampa.
135
berkaz
pencere, mazgal.
136
berkêr
kesim hayvanı.
137
berkêşan
üretim.
138
berkêşandin
üretmek.
139
berkêşk
çekmece.
140
berketî
değerli, saygıdeğer, hatırı sayılır.
141
berketin
acımak, hayıflanmak, üzülmek.
142
berkîn
sağlamlaşmak.
143
bêr kişandin
kürek çekmek.
144
berk kirin
sağlamlaştırmak.
145
berkoş
önlük. (çocuklar için)
146
bêrm
göl.
147
bermal
sofa.
148
bermayî
artık.
149
bermêj
süt emen çocuk.
150
bêrmok
gölet.
151
bernama hînbûnê
öğrenim programı.
152
bername
program.
153
bernameya fêrbûnê
öğrenim programı, müfredat.
154
bernav
lakab, önad.
155
bernavk
lakab, önad.
156
bernavzed
aday adayı.
157
berneketin
kıymak, önemsenmemek.
158
beroş
bakraç, tencere.
159
berpêş
sunu.
160
berpêşkirin
sunmak, takdim etmek.
161
berpeyî
tepki, reaksiyon.
162
berpirsiyar
sorumlu, mesul.
163
berpirsiyarî
sorumluluk, mesuliyet.
164
berpişt
korse.
165
berqut
büfe.
166
bers
hesap.
167
bersandin
hesaplamak.
168
bers derxistin
hesap çıkarmak.
169
bersem
parsel.
170
bersem kirin
parselleme, ifraz.
171
bersifik
antre.
172
bersiv
yanıt, cevap.
173
bersivamade
hazır cevap.
174
bersivandin
cevaplamak.
175
bersiv dan
1.yanıtlamak. 2.misilleme yapmak.
176
bersivîn
cevaplamak.
177
berşo
atık su, kirli su.
178
bersojî
mide ekşimesi.
179
berşok
çamaşır ve bulaşık yıkama önlüğü.
180
berstok
yaka (önlük vb. için).
181
bertavk
güneşlik.
182
bertek
reaksiyon, tepki.
183
bertîl
rüşvet.
184
bertîl xwarin
rüşvet yemek.
185
berû
palamut, mazı.
186
bêrû
yüzsüz.
187
berûk
yüz peçesi.
188
bêrûmet
onursuz, adi.
189
bervaj
karşıtı, aksi.
190
bervajî kirin
yönü değiştirmek, ters yüz etmek.
191
bervêdan
itiraz.
192
berwar
1.tarih. ör: di berwara 1998’an de 1998 tarihinde. 2.yamaç, meyil.
193
berx
kuzu.
194
berxa min
kuzum.
195
berxwedan
direnç, direniş, mukavemet, direnmek, dayanmak.
196
berxwedar
dirençli, esen, mutlu.
197
berxwedar bî
teşekkür anlamında, Allah razı olsun.
198
berz
ulu, yüce.
199
berzax
1.berzah, araf, kıstak. 2.kayıp, yitik.
200
berzax kirin
kaybetmek.
201
berzeling
lavanta çiçeği.
202
berzik
kursak.
203
berzîn
binmeye hazır hale gelen tay.

Turkish - Kurdish

1
beraat
rûspîbûn.
2
beraber
bi hev re, digelhev.
3
beraberlik
bi hevreyî, digel hevî.
4
berbat
berbad, lewitî.
5
berbat olmak
lewitîn.
6
berber
berber.
7
berduş
berdoş, satore.
8
bereket
adan.
9
bereketlenmek
bi adan bûn
10
bereketli
biadan.
11
bereketsiz
bêadan.
12
bereketsizlik
bêadanî.
13
berhava
berhewa
14
berhava etmek
berhewa kirin.
15
beri
pêş.
16
berrak
zelal.
17
berrakIık
zelalî.
18
bertaraf
berteref
19
bertaraf etmek
berteref kirin.
20
berzah
berzax.