Dictionary result

bir

131 words found

Kurdish - Turkish

1
bir
1.bölüm. 2.koyun ve keçi sürüsü.
2
bîr
1.bilinç şuur, zihniyet, dimağ hafıza. 2.kuyu.
3
bira
birader kardeş (er).
4
birah
atmosfer.
5
birale
fidan.
6
biramak
anneden erkek kardeş.
7
biramarî
üvey kardeş.
8
birandin
kestirmek, yok etmek.
9
bîranîn
anı, hatıra.
10
biraşîr
süt erkek kardeş.
11
biraşka şişê
şiş kebabı.
12
biraşte
ızgara.
13
birastî
gerçekten.
14
biraştî
ızgara.
15
biraştin
ızgara yapmak, kebap yapmak.
16
biratî
kardeşlik.
17
bîrawend
sözü edilen, mezkur.
18
biraxwê
uzak akraba.
19
biraye
tesirli.
20
birazava
sağdıç.
21
birazê
erkek kardeşin kız çocuğu.
22
birazî
erkek kardeşin erkek çocuğu.
23
bîrbir
baliğ, reşit.
24
birc
hisar, burç.
25
birçî
aç.
26
birçî bûn
acıkmak.
27
birçî man
aç kalmak.
28
birçîtî
açlık.
29
bîrdarî
abide, anıt.
30
bîrdoz
ideoloji.
31
bîre
bira.
32
bireh
güç, kuvvet, debi, basınç.
33
birêje
orantılı, nispi.
34
birek
testere.
35
birêk
uygun, münasip.
36
birêk dîtin
münasip görmek.
37
birêkûpêk
düzgün, düzenli, muntazam.
38
birêkûpêkî
düzenli olarak.
39
birenc
zahmetli.
40
bireş
1.çaresizlik içinde bulunan yoksul kişi. 2.yaprak açmak üzere olan ağaç dalları.
41
bireser
nesne, tümleç.
42
birewa
nemli.
43
bîrewer
bilinçli, aydın.
44
bîrewer bûn
bilinçlenmek.
45
bîrewer kirin
bilinçlendirmek.
46
bîrexane
birahane.
47
birêz
sayın, saygın, muhterem.
48
birêzî
saygınlık.
49
birh
kaş.
50
birhan
delil, kanıt.
51
bîr hatin
anılmak.
52
birik
inatçı.
53
birin
1.götürmek. 2.taşımak.
54
birîn
1.yara, 2.biçki, biçmek, kesmek, kırkmak.
55
birîn bûn
yaralanmak.
56
birinc
pirinç.
57
birîndar
yaralı.
58
birînî
kesik.
59
birîn kirin
yaralamak.
60
birînsaz
cerrah.
61
birk
havuz.
62
bîr kirin
unutmak.
63
birmût
enfiye.
64
bîrname
1.muhtıra. 2.anı yazısı.
65
biroj
gündüzün.
66
birojî
oruçlu.
67
bîrok
unutkan.
68
bîrokrasî
bürokrasi.
69
bîrov
sedef hastalığının ilacı olan şifalı ot.
70
bîrove
sedef hastalığı.
71
birq
1.parıltı, şimşek, yıldırım. 2.elektrik.
72
birqgir
paratoner.
73
birqiye
telgraf, nota.
74
birûdan
şımarık.
75
birûmet
onurlu, saygı değer.
76
birûsk
şimşek, yıldırım.
77
birûske
flaş.
78
birûsk vedan
şimşek çakmak.
79
bîr ve çûn
bayılmak.
80
bîryar
karar.
81
bîryara bendî kirine
tutuklama kararı.
82
bîryara bendî kirinê ya paşpênî
gıyabi tutuklama kararı.
83
bîryara çav
göz kararı.
84
bîryar dan
karar vermek, kararlaştırmak.
85
bîryarname
kararname.

Turkish - Kurdish

1
bir
yek.
2
bira
avceh, bîre.
3
birader
birader, bira.
4
birahane
bîrexane.
5
bir araya getirmek
berhev kirin, anîn cem hev.
6
bir avuç
mistek, kulmek.
7
biraz
hinek.
8
birazcık
tozek, piçek.
9
birbirine dolanmak
herbilandin, herbilîn.
10
birbirine karıştırmak
tevlihev kirin.
11
bir buçuk
yek û nîv.
12
birci
yekperest.
13
bircilik
yekperestî.
14
birçok
gelek.
15
bir daha
carek din.
16
birden
vi çarekê ve, yekcar, xaftila.
17
bire bir
yeke yek, teke tek.
18
birey
ferd.
19
bireyci
ferdperest.
20
bireycilik
ferdperestî.
21
bireysel
ferdî.
22
bir hayli
gelek.
23
biricik
tekane, yekane.
24
birikmek
1.pingirîn. 2.civîn, kom bûn.
25
biriktirmek
civandin, dan hev, kom kirin.
26
birim
men.
27
birim ağırlık
mengranî.
28
birinci
yekem.
29
birinci şahıs
kesê yekem.
30
birkaç
çend, çendek
31
bir lahza
bistek.
32
birler
yekan.
33
birleşik
1.grm. hevedudanî, 2.yekpare, yekbend, yekbûyî.
34
birleşik kelimeler
bêjeyên hevedudanî.
35
birleşmek
yekbûn.
36
birleşmiş
yekbûyî.
37
Birleşmiş milletler
Koma Miletan.
38
birleştirmek
li hev civandin, yek kirin.
39
birlik
1.yekîtî, 2.yekîne (askeri).
40
birlikte
pêkve, hevre, bihevre, digelhev.
41
birlikte oturmak
hevnişîn.
42
bir şey
tiştek.
43
birtakım
hinek, gelek.
44
bir zamanlar
deminan.
45
bırakılmak
hatin berdan, hatin hiştin.
46
bırakmak
berdan, hiştin, hêlan.