Dictionary result

dêr

141 words found

Kurdish - Turkish

1
der
1.hariç, dış. 2.yer.
2
dêr
kilise, manastır.
3
derabe
kepenk.
4
deramet
yeşillik, sebze.
5
derandin
çıkarmak, ihraç, ihracat, ihraç etmek.
6
deranîn
çıkarmak, ihraç, ihracat, ihraç etmek.
7
derav
su tevzi yeri.
8
derb
1.darb. 2.vuruş, darbe.
9
derbar
hakkında.
10
derbaz be
geçmiş olsun!
11
derbaz bûn
geçme, aşma, intikal etme.
12
derbazbûnî
geçiş.
13
derbazbûyî
geçen.
14
derbazî
geçiş.
15
derbaz kirin
aşırtmak, geçirmek.
16
derbe
darbe.
17
derbend
derbent, iki dağ arasındaki dar geçit.
18
derbest
kapalı, mahfuz.
19
derbider
derbeder, hırpani.
20
derb lêdan
darbe vurmak.
21
derbûn
yara, sivilcelerin patlayarak cerahatin çıkması.
22
derbxane
darphane.
23
derd
dert, gaile, illet.
24
derdekopan
tetanos.
25
derdest
el altında ele geçirilmiş.
26
derdestî
görülmekte olma, incelenmekte olan, yapılmakta olma, hemen yakalama, tutuklama.
27
derdest kirin
yakalamak, tutmak, ele geçirmek.
28
derdestname
yakalama müzekkeresi.
29
derd girtin
dertlenmek.
30
derdnak
dertli.
31
dereng
geç.
32
derengman
gecikmek, geç kalmak.
33
dereng xistin
geciktirmek, tehir etmek, sürüncemede bırakmak.
34
derew
yalan, palavra, martaval.
35
derewandin
yalanlamak, tekzip etmek.
36
derew gotin
yalan söylemek.
37
derewkarî
yalancılık.
38
derew kirin
yalan söylemek.
39
derf
tulum.
40
derfet
olanak, imkân.
41
dergeh
giriş kapısı, büyük kapı, tekke.
42
dergevan
kapıcı.
43
dergistî
nişanlı.
44
dergûş
beşik.
45
derhûd
kefil.
46
derhûdî
kefillik.
47
derhûdname
kefaletname.
48
derî
kapı.
49
derîçe
kapakçık.
50
deridîn
dertleşmek.
51
dêrîn
geleneksel, ananevi, eski, asil, soylu.
52
derince
basamak, mertebe.
53
derindêz
merasim.
54
dêris
viran olmuş, talan edilmiş.
55
derî xêvê
bilinç dışı.
56
derîyê hawarê
imdat kapısı.
57
derîyê sereke
anakapı.
58
derizandin
çatlatmak.
59
derizîn
çatlamak.
60
derk
çatlak.
61
derkandin
çatlatmak.
62
derkenar
ilişikteki not.
63
derkerina bêhndanê
teneffüse çıkmak.
64
derketin
çıkış, çıkmak, zuhur etmek.
65
derketin holê
ortaya çıkmak.
66
derketin sertext
tahta çıkmak.
67
der kirin
çıkartmak, kovmak.
68
dermale
besi hayvanı.
69
derman
ilâç, derman.
70
dermanfiroş
eczacı.
71
dermankarî
pansuman.
72
derman kirin
ilaçlamak, pansuman yapmak, tedavi etmek.
73
dermanxane
eczahane.
74
derman xwarin
ilaç içmek.
75
dermatolojî
cildiye.
76
derpê
külot, don.
77
derpêgore
külotlu çorap.
78
derpêş
öngörme, göz önünde tutma, aklından geçirme.
79
derpêş kirin
öngörmek, göz önünde tutmak, aklından geçirmek.
80
dersal
eski zaman, eski yıllar.
81
dersik
ibret.
82
Dêrsim
Tunceli, ve kısmen Sivas, Erzincan ve Elazığ’ı kapsayan bölge.
83
dersok
yazma.
84
derûdor
etraf, çevre.
85
derûnî
iç aleme mensup olan.
86
derve
dışarı, dışarıda, dış, hariç.
87
derveşandin
dışarı göndermek.
88
derveşandinî
ihracat.
89
derveyî
dışarıdaki, dışla ilgili.
90
derveyîn
dışarlık.
91
derveyî vênê
irade dışı.
92
derwêş
derviş.
93
derwêşxane
tekke.
94
derxistin
çıkarmak.
95
derxistin holê
meydana çıkarmak.
96
derxistinî
ihracat.
97
derya
deniz.
98
deryaberfireh
engin deniz.
99
deryavan
denizci, bahriyeli.
100
deryavanî
denizcilik.
101
deryaya Qezwînê
Hazar Denizi.
102
deryaya Reş
Karadeniz.
103
deryaya Sipî
Akdeniz.
104
derz
çatlak, yarık.
105
derzî
iğne.
106
derzîdeq
toplu iğne.
107
derzî lêdan
iğnelemek.
108
derzîvan
terzi.
109
derzîxane
terzihane.

Turkish - Kurdish

1
derbeder
derbider.
2
dere
cobar, robar.
3
derece
pîle, niqir.
4
dere otu
şêwît, pijînda.
5
dergi
kovar.
6
derhal
di cî de, di gavê de.
7
deri
çerm.
8
deri çanta
meşkale.
9
deri ip
duhêl.
10
Derik
Dêrik.(mardinin bir ilçesi)
11
derin
kûr.
12
derinleşmek
kûr bûn.
13
derinleştirmek
kûr kirin
14
derinlik
kûrayî.
15
derkenar
derkinar.
16
derleme
berhevkirin.
17
derli toplu
serhev, rêkûpêk.
18
derli toplu olmak
hilmaştin.
19
derli toplu yaşantıya sahip
xirmal.
20
derman
derman.
21
derme çatma
kinemine.
22
derme çatma yapmak
xiçviçandin.
23
dernek
komel.
24
ders
fêr
25
dershane
fêrgeh.
26
Dersim
Dêrsim.
27
dert
derd.
28
dertlenmek
dert girtin.
29
dertleşmek
deridîn.
30
dertli
derdnak.
31
derviş
derwêş.
32
derya
derya.