- nav
- 1.ad, isim. 2.nam, san. 3.ara, vasat. 4.iç.
Dictionary result
nav
53 words found
Kurdish - Turkish
- navandin
- adlandırmak.
- navbend
- ara, aralık, fasıl, mesafe.
- navbendî
- aracılık, tavassut.
- navber
- ara, aralık, fasıl, mesafe.
- navber dayîn
- ara vermek.
- navberî
- aracılık, tavassut.
- navbir
- ara bölme.
- navçe
- bölge, eyalet, ilçe, kaza, merkez.
- navçeng
- koltukaltı.
- navçeyî
- bölgesel.
- navdank
- künye.
- navdar
- ünlü, namlı, popüler, meşhur.
- navdarî
- ün, şöhret.
- navdêr
- (grm.) isim, ad.
- navdest
- ayak takımından olan kimse, sıradan.
- nav ê hevedudanî
- bileşik isim.
- navê mê
- dişil isim.
- navend
- merkez.
- navendî
- vasati.
- navê nêr
- eril isim.
- naverok
- kapsam, içerik, için dekiler, içkin, mahiyet.
- navgîn
- araç, vasıta, vesile.
- navgînên hilberînê
- üretim araçları.
- navgînên ragihandinê
- iletişim araçları.
- nav gotin
- adını söyleme, zikretmek.
- navikirî
- adlandırılmış.
- navîn
- 1.ortanca. 2.vasat.
- navkêl
- koltuk (ant.).
- navkêşî
- adçekme.
- navko
- evin ortası.
- nav lê hildan
- ad koymak, lakap takmak.
- navlêk
- lakap.
- nav lê kirin
- ad koymak.
- navmal
- evin içi.
- navmalî
- ev işlerine yardımcı olan kadın.
- navname
- nüfus cüzdanı.
- navneteweyî
- uluslararası.
- navnîşan
- adres.
- navno
- kötü şöhretli.
- navpişt
- bel.
- navran
- apış arası, giyilerin bacak arası kısmı.
- navrast
- düzlük, ortalık.
- navroj
- 1.öğle. 2.öğle yemeği.
- navser
- orta yaşlı.
- navteng
- kolan, palan kemeri.
- nav û deng
- anlı şanlı.
- nav xêrê de bî
- hoş bulduk.
- navzed
- aday.
- navzedî
- adaylık.
- navzediya xwe danîn
- adaylığını koymak.
- navzik
- göbek.
Turkish - Kurdish
- navlun
- keştîbar.