- hes
- his, sezgi.
Sözlük sonucu
hes
72 kelime bulundu
Kürtçe - Türkçe
- heş
- akıl, us.
- hesan
- bileği taşı.
- hêsan
- kolay, basit.
- heşandî
- haşlama, haşlanmış.
- hesandin
- hissettirmek, haberdar etmek.
- heşandin
- 1.dolgu, dolgu yapmak. 2.haşlamak.
- hêsanî
- kolaylık.
- hêsan kirin
- basitleştirmek, kolaylaştırmak.
- hêsantir
- daha kolay.
- heş berdan
- sapıtmak.
- heşbir
- akıl erdiren.
- heşdar
- akıllı.
- Heseke
- Hasiçe (Suriye’de bir Kürt kenti).
- heşerî
- haşarı.
- hêşî
- rüzgarın çukura doldurduğu kar.
- hesibandin
- addetmek.
- hesîde
- pekmez ve undan yapılan bir Kürt yemeği.
- hesin
- demir.
- hêsin
- madde, öz.
- hêşinayî
- yeşillik.
- hêşinayî bûn
- yeşermek.
- hesincaw
- demir aletler.
- hesinker
- demirci.
- hesîr
- hasır.
- heşir
- Kıyamet günü, Hesap günü.
- hêsîr
- esir.
- hesiyan
- farkına varmak, hissetmek, haberdar olmak.
- hesk
- kepçe.
- heşmend
- akıllı, makul.
- hesp
- at.
- heşpak
- sadık.
- heşparêz
- akılcı.
- heşparêzî
- akılcılık.
- hespûn
- sünger.
- heşsivik
- saf.
- hest
- duygu, sezi, ilham.
- heşt
- sekiz.
- heste
- çakmak.
- heştê
- seksen.
- hestem
- çakmaktaşı.
- heştem
- sekizinci.
- hestenik
- ince duyulu.
- heştêyem
- sekseninci.
- hestî
- kemik.
- hestîf
- hamuru tandırdan yada sacın üzerinden almak ya da çevirmek için kullanılan demir, ateş küreği.
- hêstir
- 1.katır. 2.gözyaşı.
- hêştir
- deve.
- hêstir kirin
- gözü yaşarmak.
- hêştirme
- devekuşu.
- hestîyê hinarikê
- elmacık kemiği.
- heştpê
- ahtapot.
- hesû
- vatka.
- hesûd
- kıskanç.
- hesûdandin
- kıskandırmak.
- hesûdî
- kıskançlık, çekememezlik.
- hesûdîn
- kıskanmak.
- heşyar
- 1.uyanık. 2.akıllı. 3.bilinçli.
- heşyarker
- uyarıcı.
- heşyar kirin
- uyarmak.
Türkçe - Kürtçe
- hesaba katmak
- tevî hejmariyê kirin.
- hesap
- hejmari, hesab.
- hesap çıkarmak
- bers derxisrin.
- hesap cüzdanı
- cuzdanê hejmari.
- hesap etmek
- berisandin.
- hesaplamak
- hejmartin.
- hesaplaşmak
- hejmariya hev derxistin.
- hesaplı
- hejmartî.
- hesap makinesi
- makîna bersê.
- hesapsız
- bêhejmartî.
- hesap tutmak
- bers girtin.
- hesap vermek
- bers dan.