- pey
- 1.peş, arka 2.kaparo, depozito.
Sözlük sonucu
pey
46 kelime bulundu
Kürtçe - Türkçe
- peya
- 1.uşak, adam. 2.yaya.
- peyager
- yaya yolu, kaldırım.
- peyak
- 1.piyade. 2.satrançta piyon.
- peyandin
- 1.girişim, teşebbüs. 2.girişimde bulunmak, teşebbüste bulunmak.
- peyarê
- yaya yolu, kaldırım.
- peyatî
- yayan.
- peyatî çûn
- yaya gitmek.
- pey çûn
- takip etmek.
- peyda bûn
- bulunmak, temin olmak.
- peyda kirin
- bulmak, sağlamak, temin etmek.
- pey dan
- kaparo vermek.
- peyik
- 1.ulak, kurye, postacı. 2.uydu.
- peyirk
- kütük, sicil.
- peyivandin
- konuşturmak.
- peyivîn
- konuşmak.
- peyker
- heykel.
- peykertraş
- heykeltıraş.
- peyketin
- 1.izleme, takibat. 2.kovuşturmak.
- peyman
- antlaşma, kontrat, mukavele, pakt, sözleşme, akit, mutabakat.
- peymana daneberiziyê
- saldırmazlık anlaşması.
- peymana giştî
- toplu sözleşme.
- peymançêkirin
- anlaşmak.
- peymandanîn
- anlaşmak.
- peymandar
- mutabık.
- peymanname
- mukavelename.
- peyrev
- peşi sıra giden, uyan.
- peyt
- ispat.
- peytandin
- ispatlamak, kanıtlamak, saptamak.
- peyv
- söz, kelime.
- peyvavêtin
- söz atmak.
- peyvdan hev
- sözleşmek.
- peyvdar
- konuşmacı.
- peyvname
- yazılı sözleşme.
- peyvnasî
- terminoloji.
- peyxam
- mesaj, vahiy.
- peyxamber
- elçi, peygamber, yalvaç.
- peyxam girtin
- mesaj almak.
- peyzaj
- peyzaj.
Türkçe - Kürtçe
- peyda
- peyda.
- peydahlamak
- peyda kirin.
- peyderpey
- pêde pêde, bere bere, guva guva.
- peygamber
- pêyxember.
- peyk
- pêyk.
- peynir
- penîr.
- peyzaj
- peyzaj.