- sêl
- 1.sac. 2.ekmek pişirme sacı.
Sözlük sonucu
sêl
42 kelime bulundu
Kürtçe - Türkçe
- şelaf
- dalkavuk.
- sêlak
- kumluk.
- şelaq
- yağcı.
- şêlav
- 1.sel. 2.coşku.
- şêlavk
- 1.badana. 2.bulanık su.
- şeleg
- gerekli gereksiz şeylerden oluşan sırt yükü.
- selete
- salata.
- selexane
- kesimevi, mezbaha.
- şelifandin
- tökezletmek.
- şelifîn
- tökezlemek, takılmak.
- selih
- ıslah, reform.
- selihandin
- onarmak, restore etmek, ıslah etmek.
- selihî
- ıslah edilmiş.
- selik
- sepet, küfe.
- sêlik
- plak, plaka, plaket.
- şelik
- süt sağarken kabın ağzına geçirilen süzgeç, filtre.
- selikvan
- sepetçi.
- sêlim
- merdiven.
- şêlim
- şalgam.
- şelîn
- yılan gibi süzülüp gitmek.
- şelipîn
- gaf, sürçme, gaf yapmak, dilin ya da ayağın sürçmesi.
- şeliqîn
- bacak arasında pişik oluşması.
- selixandin
- (derisini) yüzmek.
- selk
- yumru.
- sêlûbêl
- anarşi, kargaşa.
- şelûf
- yavru horoz.
- şelwar
- şalvar.
- selwî
- selvi.
- sêlxan
- kumsal.
Türkçe - Kürtçe
- sel
- lesar, lehî.
- şelale
- şilav, sûlav.
- selam
- pate, silav.
- selamet
- xweşî.
- selamlık
- hêre, koçk.
- selam söylemek
- silav lê dan, pate lê dan.
- sele
- zembîl.
- selef
- pêşewar.
- selektör
- selektor.
- selen
- deng nûçe, agah.
- selim
- rast.
- selvi
- selwî.