- çik
- 1.dik. 2.köşe.
Encama ferhengê
çik
28 peyiv hat peydakirin
Kurdî - Tirkî
- çîk
- kıvılcım.
- çikal
- çok zayıf hayvan.
- çikandin
- 1.suyunu kesmek, kurutmak. 2.suyun kurutulması ya da nefesin tüketilmesi.
- çikilî
- dikili, saplanmış.
- çikiyan
- çeşmenin veya kuyunun suyunun kuruması nefesin kesilmesi.
- çiklandin
- dikmek.
- çîkolate
- çikolata.
- çikot
- cimri.
- çikrim
- yere çakılan ya da dikilen ve dik duran herhangi bir şey.
Tirkî - Kurdî
- çiklet
- benîşt, qajik.
- çikolata
- çîkolate.
- çıkar
- 1.berjewendî, kehr, sûd. 2.çare, havil.
- çıkarcı
- kehrparêz, sûdparêz.
- çıkarmak
- derxistin, deranîn.
- çıkarsama
- jêderanîn.
- çıkartmak
- deranîn dayin.
- çıkık
- 1.doq. 2. ji cî derketî.
- çıkık alınlı
- enî doq.
- çıkıntı
- niçik, pozik.
- çıkış
- derketin.
- çıkış yeri
- cihderk.
- çıkış yolu
- rêder.
- çıkmak
- derketin.
- çıkmaz
- neder.
- çıkmaza sokmak
- lebikandin.
- çıkmaz sokak
- korerê.
- çıkrık
- dolav, lewleb.