- berg
- 1.cilt, kitap kapağı. 2.takı, süs.
Encama ferhengê
berg
15 peyiv hat peydakirin
Kurdî - Tirkî
- bergeh
- görünüm, görünüş, ufuk, panorama.
- berger
- yalvaran.
- bergerîn
- tapınmak, yalvarmak, yakarmak.
- bergew kirin
- tıkamak.
- bergiftek
- şenlik.
- bergîn
- ciltli.
- bergir
- döl veren, bol mahsullü.
- bergîr
- beygir.
- bergirî
- savunma, önleme, tedbir.
- bergirtin
- kadınların dışında bütün dişilerin gebe kalması, bitkilerin meyve tutması.
- bergkar
- ciltçi.
- berg kirin
- ciltlemek.
- bergorn
- ölü hayrına verilen sadaka, yemek vs.
- berguhk
- kulaklık.