- gel
- halk, cumhur.
Encama ferhengê
gel
51 peyiv hat peydakirin
Kurdî - Tirkî
- gelac
- münakaşacı.
- gelacî
- münakaşa
- gelacî kirin
- münakaşa etmek.
- gelale
- model, numune, müsvedde, taslak.
- Gelarêzan
- Akrep Burcu.
- Gelawêj
- 1. 21.Ağustos 20 Eylül’e tekabül eden ay, Ağustos ayı. 2.Venüs.
- gêlaz
- kiraz.
- gele
- küme, zümre.
- gêle
- karınca.
- gêle girtin
- karıncalanmak.
- gelek
- bir hayli, çok, epey(ce).
- gelemperî
- genel, kamusal.
- gelemperî bûn
- genelleşmek.
- gelemperî kirin
- genellemek.
- gelemşe
- arbede, ihtilaf, izdiham, karışıklık.
- gelemşemişandin
- karıştırmak.
- gelemşemişîn
- karışma.
- gelêrî
- halka dair, anonim.
- gelêş
- humuslu toprak.
- gelhe
- nüfus.
- gelhename
- nüfus kütüğü.
- gelî
- 1.ey! 2.boğaz, vadi. 3.çoğul ünlemi.
- gelifandin
- toz haline getirmek.
- gelî hevalan
- ey arkadaşlar.
- gelo
- acaba.
- gelparêz
- halkçı.
- gelparêzî
- halkçılık.
- gelşe
- problem, sorun mesele, fikir ayrılığı.
- gelû
- dairenin merkezi.
- gelviçîn
- 1.gücenmek. 2.ayak altında veya bir şeyle ezilmek.
Tirkî - Kurdî
- gelecek
- mand, pêşeroj.
- gelecek nesil
- wert.
- gelecek zaman
- dema dahatî.
- gelenek
- bastan, kevneşop.
- geleneksel
- bastanî, dêrîn, kevneşopî.
- gelenekselcilik
- bastanperestî.
- gelgit
- kêş û vekêş.
- gelin
- bûk.
- gelin alayı
- xêlî.
- gelincik
- xecxecok.
- geline eşlik edenler
- berbûk.
- gelinlik
- qezî.
- gelir
- hatinî.
- gelir vergisi
- baca kar.
- geliş
- hatin.
- gelişi güzel
- lêrasthatinî.
- gelişme
- pêsketin, peresîn.
- gelişmek
- pêş ketin, peresîn.
- gelişmiş
- pêşketî, peresend.
- geliştirmek
- pêşxistin, peresandin.