64 peyiv hat peydakirin
Kurdî - Tirkî
Helebçe
Halepçe.
Helsînkî
Helsinki (Finlandiya’nın başkenti).
hel(h)atîn
kabarma, kabarmak, kükremek, taşmak.
hela
hele.
helab
dolunay.
helal
helâl.
helandin
1.eritmek. 2.sindirmek.
helanîn
götürüp bir yere gizlemek, kaldırmak.
helatin
doğmak, olgunlaşmak (güneş, ay, yıldız için).
helaw
helva.
helbest
şiir.
helbestî
şiirsel.
helbet
elbet(te).
helbijartin
1.seçim. 2.seçmek.
helbijêr
seçmen.
helbirîn
yükselterek kaldırmak.
helciniqîn
irkilmek.
helfirandin
ürkütüp uçurtmak.
helfirîn
ürkerek uçmak.
helgerandin
yukarı doğru çevirmek.
helgergirtin
bir şeyi kaldırıp taşımak.
helgerîn
yukarı doğru yönelmek.
helisandin
ezmek.
helisîn
ezilmek.
heliyan
erimek.
helişandin
yıkmak, bozmak, sökmek, tahrip etmek.
helişîn
yıkılmak, tahrip olmak, bozulmak.
helkişandin
1.çekip çıkarmak, sökmek. 2.tırmandırmak.
helkişiyan
1.sökülmek. 2.tırmanmak.
helkîn
nefes nefese solumak.
helm
buğu, islim.
helm girtin
buğulanmak.
helmeşandin
tırmandırmak.
helmeşîn
tırmanmak.
helmijîn
içine çekmek, teneffüs etmek.
helmêjk
sifon.
helmîn
süblimleşmek, cismin katı durumdan sıvı duruma geçmeden gaz durumuna dönüşmesi fiili.
helpekandin
sektirmek.
helpekîn
sekmek.
helseng
analiz, tahlil.
helsengandin
analiz etmek.
helwest
tutum, tavır.
helweşandin
yıkmak.
helweşîn
yıkılmak.
helî
yarım, yarım kan, öz olmayan.
helîkopter
helikopter.
helîl
peksimet, pestil.
helîse
ezme.
hêl
1.civar, çevre, yön, taraf, cihet, yan. 2. güç, kuvvet, takat.
hêlan
bırakmak.
hêlanek
salıncak, hamak.
hêlbirîn
yarışmada yenmek.
hêle
silahsız keklik avı.
hêlim
nefes, soluk.
hêlî
ayna.
hêlîn
yuva.
Tirkî - Kurdî
Helsinki
Helsînkî. (Finlandiya’nın başkenti).
hela
destavxane, daşir.
helal
helal.
hele
hela, ka.
helezon
marpêç, pêçoke.
helezonik
marpêçkî.
helikopter
helîkopter.
helva
helaw.