- hev
- 1.birbirine. 2.beraber. 3.birleştirici, bir araya getirici kelime.
Encama ferhengê
hev
104 peyiv hat peydakirin
Kurdî - Tirkî
- hevaheng
- ahenk içinde, uyumlu.
- heval
- eş, yandaşı, arkadaş, refakatçi.
- hevalbend
- bağlaşık, müttefik.
- hevalbendî
- bağlaşıklık, ittifak.
- hevalê jînê
- hayat arkadaşı.
- hevalî
- arkadaşlık.
- hevalok
- plasenta.
- hevanî
- komplo.
- hevanîn
- uydurmak, yakıştırmak.
- hevbajar
- hemşehri.
- hevbend
- bitişik.
- hevbend kirin
- bitiştirmek.
- hev berdan
- boşanmak.
- hevbeş
- ortak.
- hevbêşe
- meslektaş.
- hevbeşî
- ortaklık.
- hevbiha
- eş değer.
- hev birîn
- kesişmek.
- hevcar
- karasaban.
- hevçax
- çağdaş.
- hevcins
- hemcins
- hevcot
- eşdeğer.
- hevcot kirin
- eşdeğer kılmak, eşleştirmek.
- hevcûre
- aynı türden, türdeş.
- hev dehifandin
- itişmek.
- hevdem
- muasır, çağdaş.
- hevdeng
- kafiye, uyak, eş sesli, homonim.
- hevdil
- kalpleri bir olan.
- hevdîtin
- görüşmek, buluşmak.
- hevedudanî
- birleşik.
- hevenav
- cins isim.
- hevêrk
- daire, çember.
- hevêrka berahî
- enlem.
- hevêrka Ekwadorê
- Ekvator dairesi.
- hevêrka hevrast
- paralel.
- hev gewixandin
- boğuşmak.
- hevgir
- birbirine bağlı, birbirine destek veren.
- hev hatin
- uzlaşmak, barışmak.
- hev hejmartin
- sayışmak.
- hêvî
- umut, ümit.
- hêvî dan
- ümitlendirmek.
- hêvîdar
- umutlu.
- hêvîdar kirin
- umut etmek.
- hevij
- eğitim, terbiye.
- hevîr
- hamur.
- hevirandin
- koyun, keçi kırkmak.
- hevîrtirş
- hamur mayası.
- hêvişandin
- kayırmak.
- hêvişîn
- kayırılmak.
- hevjîn
- hayatdaş, hayat arkadaşı, eş
- hevkar
- iş arkadaşı, meslektaş.
- hevkarî
- işbirliği, meslektaşlık.
- hev lebitandin
- didişmek.
- hevling
- bacanak.
- hevnav
- adaş.
- hevnebor
- birbiriyle geçinemeyen, uzlaşamayan.
- hevnişîn
- birlikte oturmak.
- hevnişt
- yurttaş.
- hevnivîs
- dosya.
- hevok
- cümle, tümce.
- hevor
- geyik veya karaca tekesi.
- hevotin
- eğitim, eğitmek, terbiye, terbiye etmek.
- hevpar
- müşterek, hisse sahibi.
- hevparî
- ortaklık.
- hevpeyvîn
- söyleşi, röportaj, mülâkat.
- hevpin
- sırdaş.
- hevpişk
- anonim.
- hevpişt
- ardıl, küçük kardeşin büyüğüne göre durumu.
- hevqas
- bu kadar.
- hevra
- birlikte, beraber.
- hevrast
- paralel.
- hevray
- oydaş.
- hevraz
- yamaç, yokuş, bayır.
- hevrê
- yoldaş.
- hevrebor
- geçimli, uyumlu.
- hevreng
- aynı renkten olan.
- hevrêsîn
- örmek.
- hevring
- koyun kırkma makası.
- hevrîşim
- ipek, ibrişim.
- hevrist
- ardıç.
- hevrûşî
- karışma, müdahale.
- hev sal
- yaşıt, akran.
- hevsal
- yaşıt, akran.
- hevsar
- yular.
- hevsaz
- uyumlu.
- hevşehrî
- hemşeri.
- hevşêwe
- benzer.
- hevsî
- komşu.
- hevşî
- ağıl.
- hev şibîn
- benzeşmek.
- hevşibîn
- benzeşmek.
- hevşibînî
- benzeşim.
- hevşîre
- aynı sütü emmiş, kız kardeş, hemşire.
- hevta
- emsal.
- hevteşe
- îzomorf.
- hevûdu ramûsan
- öpüşmek
- hev ve zeliqîn
- kaynaşmak, birbirine yapışmak.
- hev wate
- anlamdaş.
- hevwate
- eş anlamlı.
- hevwelatî
- vatandaşlık.
- hevyek
- özdeş.
Tirkî - Kurdî
- heves
- hewes, peroş.
- hevesli
- bihewes.