- kerî
- 1.sürü, 2.sağırlık.
Encama ferhengê
kerî
6 peyiv hat peydakirin
Kurdî - Tirkî
- kerik
- 1.olmamış incir, kayısı, badem, çağla. 2.kulak kepçesi, solungaç. 3.kurşun geçirmeyen çelik yelek.
- kêrik
- çakı.
- kerika guh
- kulak yolu.
- kerixandin
- bıktırmak, usandırmak.
- kerixîn
- kanıksamak, bıkmak, usanmak, nefret etmek.