- kol
- küt, boynuzsuz, keçi.
Encama ferhengê
kol
30 peyiv hat peydakirin
Kurdî - Tirkî
- kolan
- 1.sokak. 2.kazmak, eşelemek, hafriyat.
- kolan kirin
- enselemek.
- kolik
- nişangah, çardak.
- kolit
- gece kondu.
- kolîtik
- tezeklerden yapılan yığın.
- kolnyar
- arkeolog.
- kolnyarnasî
- arkeoloji.
- kolonî
- koloni.
Tirkî - Kurdî
- kol
- 1.bask, mil. 2.destik.
- kola
- raq.
- kolan
- kolan, navteng.
- kolay
- hêsan.
- kolay çözülen düğüm
- hok.
- kolaylaştırmak
- hêsan kirin.
- kolaylık
- hêsanî.
- kolay sindirim
- zûhel.
- köle
- dîl, xulam.
- kolej
- kolej.
- kolektif
- hevbeş.
- kölelik
- dîlî, xulamî.
- kolera
- kolera.
- koli
- kolî.
- kolluk
- 1.bazbend. 2.zabita.
- kolonya
- kolonya.
- kolordu
- parartêş.
- kol saati
- demjmêra zendê.
- koltuk
- 1.binçeng. 2.paldank
- koltuk değneği
- qeysik.
- kolye
- ristik, koter.