Encama ferhengê

pêr

116 peyiv hat peydakirin

Kurdî - Tirkî

1
per
1.yaprak. 2.kanat, kanat tüyü, telek.
2
pêr
iki gün önceki gün.
3
perakende
perakende.
4
perakendefiroş
perakendeci.
5
perandin
kanatlandırmak.
6
pêrar
iki yıl önceki yıl.
7
perasî
omurga.
8
perav
kıyı, sahil.
9
perç
ödem, şiş.
10
percan
çit.
11
perçe
parça.
12
perçe kirin
parçalamak.
13
perçîn
perçin.
14
perçîn kirin
perçinlemek.
15
perçiqandin
ezmek.
16
perçiqîn
ezilmek.
17
Percîs
Jüpiter.
18
perçivî
ödem yapmış.
19
perçivîn
ödem yapma fiili.
20
perda çav
katarakt.
21
perda sipî
beyazperde.
22
perdax
1.parlatma, parlaklık verme. 2.tıraştan sonra tersine yapılan ikinci tıraş.
23
perde
perde.
24
pere
para, akçe.
25
pereandin
paraya çevirmek.
26
pere hûr kirin
para bozmak.
27
pere kirin
para etmek.
28
perende
perende.
29
perende avêtin
perende atmak.
30
pereng
köz.
31
peresêlke
kırlangıç.
32
peresend
gelişmiş, evrimleşmiş.
33
peresendî
gelişim, evrim, tekamül.
34
peresendin
gelişmek evrimleşmek.
35
perêstin
tapmak.
36
perêstingeh
tapınak.
37
pereyê hûr
ufak para.
38
pereye tirxan kirî
tahsisat, tahsis edilmiş para.
39
pereyî
parasal.
40
perg
ayakkabı bağı.
41
pergal
1.alet, araç, organ. 2.durum, düzen, nizam, intizam, statü.
42
pergar
1.bir inşaatın planı. 2.kroki.
43
perger
pergel.
44
pergî
zar.
45
pêrgîn
karşılama, kabul, kabul töreni, resepsiyon.
46
pêrgînê hev bûn
karşılaşmak.
47
perî
peri, gözde.
48
perik
1.yaprak. 2.kanat, kanat tüyü, telek.
49
perîşan
perişan.
50
perîşan bûn
perişan olmak.
51
perîşanî
perişanlık.
52
perîşan kirin
perişan etmek.
53
perişt
teftiş.
54
periştin
teftiş etmek.
55
peritandin
parça parça etmek, lime lime etmek, paralamak.
56
peritîn
paralanmak.
57
perjîn
ağaçtan bölme duvar.
58
perk
fragment, parça.
59
permalî
kümes hayvanları.
60
perok
bulaşıcı.
61
peroki
bulaşıcı bir hastalığa yakalanmak.
62
peroş
sanat aşkı, sanatta ilham, şevk.
63
perperok
kelebek.
64
perpitandin
çırpındırmak, debelendirmek.
65
perpitîn
çırpınmak, debelenmek.
66
perpût
1.bitkin. 2.yıpranmış.
67
persang
persen.
68
personel
personel.
69
pert
yaygın.
70
pertal
döküntü eşya.
71
pertav
ışın, şua.
72
pertûk
kitap.
73
pertûka destan
el kitabı.
74
pertûkfiroş
kitapçı.
75
pertûkok
kitapçık, cep kitabı.
76
pertûkşînas
kitap uzmanı.
77
pertûkxane
kitaplık, kütüphane.
78
perû
1.ödül, mükafat. 2.avize.
79
perû kirin
mükafatlandırmak.
80
perwa
çekinme, duygusu.
81
perwane
pervane.
82
perwaz
pervaz.
83
perwer
seven, koruyan.
84
perwerde
eğitilmiş, talim görmüş.
85
perwerdekar
eğitimci, mürebbiye, terbiyeci.
86
perwerde kirin
eğitmek, talim etmek, yetiştirmek.
87
perwerdename
talimatname.
88
perwerdeyî
eğitim, maarif, eğitim ve öğretim sistemi.
89
Perwîn
Ülker yıldızı.

Tirkî - Kurdî

1
perakende
parekende.
2
perakendeci
parekendefiroş.
3
perçin
perçîn.
4
perçinlemek
perçîn kirin, perçinandin.
5
perçinli
biperçîn.
6
perdah
perdax.
7
perdahlamak
seqandin, sûyîn.
8
perde
perde.
9
perdelemek
perde kirin.
10
perdeli
biperde, perdekirî.
11
pergel
perger.
12
perhiz
parêz.
13
perhiz yapmak
parêz kirin.
14
peri
perî, ferîşte.
15
perişan
perîşan, şerpeze.
16
perişan etmek
perîşan kirin.
17
perişanlık
pêrîşanî.
18
perişan olmak
perîşan bûn.
19
periyod
vedor.
20
periyodik
vedorî.
21
Perşembe
Pêncşem.
22
persenk
parseng.
23
personel
personel.
24
perspektif
perspektîv.
25
peruk
porçe.
26
pervasız
bêperwa.
27
pervaz
perwaz.