- pin
- kişinin kendine sakladığı sır.
Encama ferhengê
pin
21 peyiv hat peydakirin
Kurdî - Tirkî
- pîn
- folluk, kümes.
- pinc
- çanak.
- pînc
- 1.piç. 2.ağaçların kökünden çıkan istenmeyen sürgünler.
- pincar
- pancar.
- pindam
- suyun akışını önleyen çer-çöp.
- pindandin
- aforoz etmek.
- pinde
- aforoz.
- pindepîr
- örümcek.
- pîne
- yama.
- pîne kirin
- yamalamak.
- pingandin
- sulama için suyu gölleştirmek, biriktirmek.
- pingav
- su birikintisi.
- pingil
- kor.
- pinî
- sinsi, sinsilik.
- pînik
- folluk, kümes.
- pintî
- cimri, pinti.
Tirkî - Kurdî
- pinek
- lûsik.
- pineklemek
- lûsîn.
- pinti
- pintî, çikûs.
- pınar
- kanî.